Sabahın 7′sinde henüz uykudayken, bacağımın üstünde bir kuş dolaşıyormuş gibi hissettim! Rüya mı gerçek mi tam ayamamışken bacağımdaki tırmalanma hissiyle “eeeyaaalllllaaaaahhh” diye zıplayarak uyandım. Kanat çırpma ama dışarı çıkamama seslerini çok net işittim, fakat hala emin değildim içeride bir kuş olup olmadığından; çünkü görünmüyordu. Perde kapalıydı, belki de açık pencerenin önündeydi ve ben zıplayarak uyanınca korkup uçtu, herhalde ben de o sesi duydum diye düşünürken…
İlk etapta odanın ortasında parkenin üstündeki bok hüzmesiydi gözüme ilişen. Uykudan bir şok ile uyanmışlığın etkisinden çıkınca doğruldum ve kuşu pencerenin altındaki girintide, köşeye sinmiş bir şekilde buldum. Perdeyi açarken ürktü, ama korkuyla uçuşmadı Allahtan, sadece iki pati kenara kaydı. Bilirsiniz evin içinde uçuşan bir kuş maddi ve manevi zarara yol açıyor. Saksıyı, vazoyu kırıp dökme, sağı solu pisletmeyi bir yere bırakın, gereksiz bir gerginlik oluyor evde. Çıkmak istiyor ama çıkamıyor, duvarlara, kapalı pencerelere çarpıyor kafayı gözü yarıyor falan…
Neyse bir iki yaklaş, ani hareketle uçurmaya çalış derken baktım olacak gibi değil. Tutamıyorum da, tırsıyorum açıkçası. Olaya manevi açıdan yaklaşayım dedim, belki açtır susuzdur ondan bana gelmiştir dedim. Ekmek kırıntısı, su getirdim; hala bana mısın demiyor. Sonunda hareketlendi ama bildiğin düz duvara tırmanmaya çalışıyor böyle. Ardından apartmandan siparişleri dağıtmaya çıkan görevli abinin asansör sesi geldi, açtım kapıyı açıldım ona. Dedim “abi seni seviyom benlen evlenir misin?”. “Ne diyon la dürzü kendine gel!” dedi. “Pardon abi yanlış replik” dedim, işin aslını anlattım. Abi geldi, baktı “aaaaa ganadı gırılmıış” dedi. Sonra bi güzel kavradı kanatlardan, atıverdi dışarı. Sonra da dedi ki: “aaaaa ganadı gırık deeelmiş”. E be güzel abim madem kanadının kırık olduğunu düşünüyosun, ne diye 5. kattan aşağı fırlatıyosun hayvanı! Çok şükür ki hayvan sağlıklıymış, uçuverdi de kurtardı canını. Neyse Allah razı olsun yine de abimizden, ben akşama kadar çıkaramazdım o hayvanı dışarı.
Kuş girmeleriyle ünlüdür bizim oturduğumuz evler. Kayışdağı’ndayken bizim arkadaki kapalı balkon manyas kuş cenneti gibiydi. Hatta bir ara “olm bu hayvanlar sürekli bizde kalıyo, otel gibi kullanıyo şerefsizler, bari kiraya ortak olsunlar” diye konuyu açacaktım ev arkadaşlarıma, sonradan “olm işsizler güçsüzler yazık lan” deyip de vazgeçmiştim.
O değil de benim pazar uykusu yalan oldu. Gerçi bana şu aralar her gün pazar.
Bir de kuşun cinsini anlayabilen beri gelsin…
Sincerely,
